İç Sebepler

  • Cumhurbaşkanı ile Merkez Bankası arasında yaşanan ve hükümetten birkaç bakanın da içine dahil olduğu faiz-enflasyon tartışması ve bunun yabancı yatırımcıda uyandırdığı algı.
  • Özel sektörün kısa vadeli dış borç stokunda yaşanan artış.
  • Faiz oranlarının, enflasyon oranlarının altına sarkması ihtimali ve reel faizin negatife dönmesi ihtimali.
  • Başbakanın istifası yeni hükümet kurulması

Dış Sebepler

  • Dolar’ın vatanı olan ABD’nin ekonomisinin güçlü biçimde toparlanması ve işsizlik seviyesinin FED’in kendisine hedef olarak koyduğu 5.5 seviyesine gelmesi.
  • Rusya ve AB’nin yaşadığı ekonomik durgunluk ve bu durumun, bu ülkelerle ticaret yapanlara da yansıması.
  • Komşularda yaşanan iç karışıklık ve bu ülkeye yapılan ihracatların sekteye uğraması.

Kısaca iç ve dış sebepleri bu şekilde irdeleyebiliriz. Fakat, Dolar’ın yükselişinde her şeyden önce, Dolar’ın vatanı olan ABD’deki gelişmelerin daha etkili olduğunu söylersek yalan olmaz. Bunu da iki tablo ile okumak mümkün.

Öncelikle, Dolar Endeksi (DXY) nedir, onu açıklayalım. Dolar endeksi, ABD Doları’nın, Euro, Japon Yeni, İngiliz Sterlini, Kanada Doları ve İsveç Kronu’na göre belirlenmiş değeridir. Dolayısı ile, tüm dünyada Dolar’ın durumuna bakmak istersek, kısaca bu endekse bakmamız yeterli.

2010’dan bu yana ABD İşsizlik Oranı ve Dolar Endeksi’nin değişimleri.

2010’dan bu yana Dolar Endeksi ve Dolar/TL Kuru’nun değişimleri.

Sonuç

FED’in faizleri artırma sürecine yaklaştığı ve dünya çapındaki ekonomik dalgalanmaların çoğaldığı şu günlerde Türk Lirası’nın da bundan etkilenmemesi söz konusu olamazdı. Dışa bağımlılığımız yüksek, ne yazık ki ithalatımızın çoğunluğunu Dolar cinsinden, ihracatımızın çoğunluğunu ise Euro cinsinden yapıyoruz ve Dolar’ın dünya çapındaki artışı bizi olumsuz etkiliyor. Ülkenin lokomotif sektörü, inşaat sektörü olduğu ve inşaat sektörünün yurtdışına mal satamaması, bütün paranın ülke içerisinde dolanması yüzünden ülkeye döviz girmediği için maalesef bu tür kur oynaklıklarını sıkça yaşayacağız gibi duruyor.