İşin Hobin Olsun


İnsan doğar,büyür ve ölür. Koskoca geçen seneleri bir kaç kelime ile anlatmak ne kadar acımasız dimi…

Uzun zamandır  “Hayat Sandığın Kadar Uzun Değil Arkadaş” sözünü hayat felsefesi haline getirmek için çabalıyorum.Başarılı olabiliyor muyum orası tartışılır.

Gelelim başlıkta ki  konumuza neden işimiz hobimiz olmuyor olamıyor.Ülkemiz şartlarında bir çocuğun mesleğine ulaşabilmesi için ortalama 23 seneyi geride bırakması gerekiyor.Tabi ki lafı uzatıp lisesi üniversitesi meslek seçimi konularına girmek istemiyorum  bu başka bir yazının konusu olsun…Koskoca  ömürden 2o küsür sene ömrümüzü mutlu olup olamayacağımızı bilemediğimiz bir rus roletine bağlıyoruz.Okul bitti şanslıysanız yada  kurumsal hayatta referans halk dilinde ki torpil denen kişi ile karşılaşıp size bir iş kapısı yarattıysa şanslı taraftasınız diye ümit ediyorum…(İş bulamayanlar zaten yazımızın konusu değil Allah yardımcıları olsun işin olması da işsiz olmak da ayrı bir dert…)

İşi bulduk arkadaş sırtım yere gelmez diyor gibisin aman diyeyim sakin ol iş hayatı kurtlar sofrası derler ben diyeyim de sonra demedi olmasın.Yeni bir işe başladığımda tek dileğim “Allah Hayırlı İnsanlarla Karşılaştırsın” derim hep.İnsan ailesi ile geçireceği vaktin  kat kat fazlasını bu insanlarla geçirmeye bazen mahkum kalıyor.Ama hayatına her anına bir şey katacak insanlarla vaktini harcarsa tadından yenmez dimi…

İş hayatında o kadar omurgasız  (bu kelimeden kastım da yaşamı boyunca karakter sahibi olamamış her türlü yola girebilen insan tipindekilere  bunu diyorum bilmem doğru mu ediyorum) , riyakatsiz insanlarla karşılaşıyorsunuz , yazsam kitap olur denilecek olaylar çıkıyor karşınıza zamanla sende öğreneceksin arkadaş az sabırlı ol… Bu insanlar yüzünden insan sevdiği mesleğe bir bakmışsınız düşman olmuş mesleğin ne suçu var elindekine sahip çık daha da yücelt diyeceğim ama ellerim yazmıyor.İşte tam burada mesleğini ne kadar seviyorsun etrafında ki insanları boş ver de buna cevap ver diyorum kendi kendime cevabımı bir kaç aydır kesinleştirdim sevmiyorum inan ki mesleğimi sevmiyorum sevemiyorum.Bu evlendikten , baba olduktan sonra sevmediğimi daha da anladım. Şantiyecilik mesleği atalarımızın göçebe olmayı gerektiren genlerini fazlasıyla almış bir meslek dalı.Bir yıl bu proje de bir yıl bu projede derken sevdiklerinden ayrı geçirdiğin o kıymetli vakitler de yanımıza kar kalıyor.

Uzun kısası bunu okuyan daha mesleğini ne yapacağını yada seçtiğin meslekten her gün azap duyan arkadaşım yol yakınken karar verelim yolumuzu değiştirelim.İnsanın işi hobisi değilse inanın hayat zevk vermiyor.Gün boyu biriktirdiğimiz nefret hayatımızın konforunu etkileyecek sonuçlara sebebiyetler veriyor.

İnsanların çoğu 25 yaşında ölür ama 75 yaşında gömülürler ”  (Benjamin Franklin)

İşte 25 yaşında ölü gibi yaşamamak için işinizi mecburiyet içinde olmayacağınız bir meslekle sürmek dileğiyle…

 

YouTube Cep Hikayeleri kanalında sevdiği işi yapmak için uğraşan kişiyi izlemek isterseniz buyrun iyi seyirler.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir